YAPTIKLARIMIZLA ANILACAK MIYIZ?

YAPTIKLARIMIZLA ANILACAK MIYIZ?

“NASIL YAŞARSANIZ ÖYLE ÖLÜRSÜNÜZ, NASIL ÖLÜRSENİZ ÖYLE DİRİLİRSİNİZ” HADİS-İ ŞERİF

15.04.2016 09:53:09

Nurhayat YILDIZ

İnsanlar dünyaya gelir,  seçtikleri yolda, çevrelerinin etkisi ile öğrenip zenginleştirdikleri bir hayat yaşarlar. Her insanın sahip olduğu inançlar var tabi, bu inançlardan çizdiği yaşam hedefleri de var. Dünyada ki 5 milyar insan tamamına yakını Allah tarafından, peygamberler aracılığı ile insanlara indirilmiş, kutsal kitapları olan bir inanç türüne sahip.
Her ne kadar Kuran’ın dışındaki dinlere indirilen kitaplar değiştirilmiş olsa da (bu kitapların mevcut hallerinde de aykırı bir ifade bulunmamakta) kutsal kitapların hepsinde; insanların kendilerine verilen kısa hayatı,  Rabbinden ve kullardan utanacağı hallerde yaşamamaları için uyarılar söz konusu.
Güzel yaşayın, doğru yaşayın, birbirinizi kollayarak, mahrem çizginizi aşmadan yaşayın vs.
Okudunuz mu bilmiyorum ama; İncil’de de, diğer mevcut olan diğer dinlerin –değiştirilmişte olsa- kitaplarında farklı bir ifade yazmıyor.
Hakeza sadece kitaplar mı? Uyarmış insanoğlunu; HAYIR.
Her dine gönderilen peygamberlerde, öncelikle kendi yaşamları ile örnek olmuşlar, daha sonra nasihat ederek insanları daha iyi, daha seviyeli, daha onurlu, daha inançlı bir hayat yaşamaları için telkinlerde, önerilerde bulunmuşlardır.
Dünyada insan hayatlarını, toplulukları, nesilleri, kavimleri kısacası tüm insan topluluklarını çerçeveleyen, belli bir disiplin getiren en önemli etmen tarihten bu yana her zaman “din”  “dini inanışlar” “dini değerlerin kültüre yansıması” ile gerçekleşmiştir. Tabi krallıkları, savaşları, iyi ve kötü liderler’in etkileri de bu etmenlere eklenmeli.
Daha uzatmadan sadede geleyim.
Yazıma başlarken yazdığım hadis-i şerif’ in hayatta vuku bulmuş örneklerine bakalım mı beraber. Hepimiz biliyoruz bunları, cesaretimi maruz görüp, öğretiyormuşum gibi algılamadan okursanız tüm yazımı, mutlu edersiniz beni.
Tarihten şanlı bir örnek ile başlayayım mı?
Millî mücâdele kahramanlarındandır. Asıl adı Mehmed Said idi. muhtemelen 1890 yılında Antep’te doğdu. Öksüz büyüdü. Millî mücadelede vazife aldı. İngiliz ve Fransız işgâlinde ki bölgeyi teşkilâtlandırmaya çalıştı.
Tarihe kazılan “şâhin” lâkabını aldı.
Fransızlar ermeni gönüllüleriyle Antep’i işgâle teşebbüs edince iki yüz mücâhidle berâber dağa çıktı. Fransız taarruzlarını püskürttü.
Antepliler, şâhin beyin muvaffakiyetinden de güç alıp, Antep’i kurtarma hazırlıklarına başladılar.
düşman cesedimi çiğnemeden antep’e giremez!” târihî sözünü kendisine parola yaptı.
28 mart 1920 târihinde son kurşununa kadar mücâdele etti.
Köprü başında şehit edildi.
Antepli şehit şahin bey bu zat.
Hanginiz hayır duası ile, hayranlıkla, fatih-a ile anmaktan farklı bir şey düşünebiliriz.
Layık olduğu makamdan konuşuyor, aktarıyor ve saygı ile anıyoruz değil mi?
Adam gibi yaşamış, adam gibi mahşere göç ettiği için bunu yapıyoruz, ömrünü boş boş geçirdiği için değil…
Yani sözüm o ki; yaşamı, hatırası; kendisinden nasıl bahsedileceğini de belirlemiş.
Çok tanıdık başka bir örnek; İsrail’in eski başbakanlarında ariel şaron’u bilmeyen var mıdır?
Muhtemelen; YOK’tur.
Ariel Şaron’un yaşadıklarına, yaşattıklarına birkaç örnek vermek istiyorum.
Kasap olarak anılan Ariel Şaron kimdir?
Daha 25 yaşındayken komutasında ki askerler ile yaptığı Kibya katliamında adını duyurdu.
Bu saldırıda evleri dinamitleyip, içerisindeki insanları kurşuna dizdi.
Savunma bakanı olduğu ilk yıl, İsrail ordusuna Filistin mülteci kamplarını yerle bir etmeleri için emir verdi.

16 Eylül 1982'de, Şaron'un emri ile İsrail ordusunun açtığı yoldan ilerleyen aşırı sağcı Hıristiyan falanjist milisler Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güneyinde bulunan sabra ve şatilla fFilistin mülteci kamplarına İsrail ordusunun onayıyla ve gözetimi altında saldırarak çoğu kadın ve çocuk savunmasız binlerce Filistinliyi vahşice katletti...
 
 
Ariel Şaron’u nasıl anıyorsunuz? Siz? Dünya?  ya da Filistinliler?
 
Maalesef son zamanların bir örneği paylaşalım;
 
Hepimizin bildiği Özgecan’ ı katleden yaratık.
 
İsmi lazım değil, evli, çocuğu olan biri. Ekmek teknesinde, velinimetine yan gözle bakacak seviyede yaşayan, sonunda karakterinin geri gibi hareket etmiş yaratık.
 
Yaşattıkları konuşuldu, adından bir namussuz olarak konuşturdu. İnsanlık tarihine en alt katta olanlardan biri olarak geçti.
 
Sonra öldürüldü, arkasından neler söyletti?
Sizler; Özgecan’ın katilini nasıl anıyorsunuz. hangi cümlelerle…
Ya da arkasından fatiha okuyan var mı?  Ya da okumayı düşünen?
 
Adım kadar eminim bunu kimsenin yapmadığından!
 
Gelgelim sonuca; hayatta ne yaparsan o gider seninle…
 
İnsanlar kabre kadar, yaptıkların mahşere kadar.
 
Sizce?
 
 
NURHAYAT YILDIZ 
 

2396 Kişi Okudu.

Onay Bekleyen Yorum Sayısı 0 / Onaylanan Yorum Sayısı 2
Max 50 karakter girilebilir
0/250
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan Zafer Gazetesi | Balıkesir hiçbir şekilde sorumlu değildir.
Powered by Taksim Bilişim