HAYATA DAİR KELİMELER

HAYATA DAİR KELİMELER

Söz olur senden duyunca, söz olur hayatından bir şey götürdükçe, dert olur ömrüne işledikçe…

7.10.2015 19:43:06

FATOŞ TAPAN

Günümüzde insan ilişkilerinde başarılı olmanın önkoşulu her türlü insanla geçinebilme becerisine sahip olabilmektir ki bu durum gerçekten tartışılır.  Fakat öyle insanlar vardır ki onlarla birçok kişi anlaşamaz. Geçinilmesi zor insanlar olarak nitelenen bu insanlar çevrelerindeki insanların çoğu ile geçinemezler; herkes de çoğu zaman bu insanlardan uzak durmaya çalışır. Fakat bu kimi zaman mümkün değildir. Evde, iş yerinde, çarşıda, pazarda, sokakta, trafikte kısaca yaşamın sürdüğü her yerde geçinilmesi zor insanlarla karşılaşmak mümkündür.
Etrafımıza bir bakalım, aslında bütün mesele içimizde yatan yaralı çocukta. Yaralı çocuklarımızı bastırdığımız için onlarda bizimle büyüyor üstüne hiç iyileşmiyorlar. Neden mi? Çünkü onun başını okşayıp senin neyin var? Sen iyi misin? gibi gibi telkinlerle soruların yanıtını aramak yerine hep bastırmışız akılsızlığımızın geleceğine...
Etrafınıza bakın tartıştığınız insanlara bakın hep yaralı çocuğuna dokunmuşsunuzdur ya da dokunmuşlardı inceden içimizdeki yaralı çocuğumuza… O yüzden öfkelerimiz büyüktür…
Küçüklüğümüzde ve yaşadığımız sürede söylenen en ufacık SÖZ aslında insanlık doğamızın genetiğinin rayını değiştiriyor.
Hani diyorlar ya, ağızdan çıkan en ufacık sözün evrene gittiğini ve oradan nasıl dönüp te kişiye yapıştığını bilseydi insanoğlu beklide kelimelerini pirinçten taş arar gibi seçerek eksiksiz konuşurdu diye…
Boşa dememiş şarkıda kıymetli şarkıcı TOYGAR IŞIKLI;
-Söz olur kalbe değer,
 Söz olur kalbi kırar,
 Söz olur senden duyunca,
 Bil ki, sonumu getirir, diye :)
Çocuk yetiştirirken çok çok dikkat etmeliyiz. Bence sorgulamalıyız kızdığımız ve öfke duyduklarımıza…
Emin olun biraz geçmişe gidin iki adım geriden durup hayatınıza bakın yaralı çocuğunuzu görüp başını sıvayacaksınız.
Zaten yaptığımız onca hatalardan dolayı yargı yenip özgüvenlerimiz kırıldığı için yaralı çocuklarımızı oluşturan o silahşörlere öyle kızıyorum ki!
Örnek veriyorum yetişkin birine sesinizi yükselterek bağırdığınızda aslında bağırdığınıza değil sizin neden bağırdığınıza bakmanız gerek. Çünkü asıl yaralı çocuk sizde yatıyor size, küçükken birileri yukardan yukardan bağırıp sesini yükselterek sizi dinlemeden etmeden yaralayan o kişidir, sizin mimarınız.
Bu durumu iyileştirmenin tek noktası sizden geçen en güzel şarkıyı açıp koltuğunuza uzanıp iki kolunuzu kenetleyerek sarılıp kendinizi güvende hissedip gözlerinizi kapayıp derin derin nefesler alıp verip, kendi kendinize sarıldığınızda küçükken en çok üzüldüğünüz ve yakın zamanda en çok üzüldüğünüz anınıza gidin köşede kaskatı kasılan yaralı çocuğunuzu göreceksiniz siz onu sevip başını okşayıp sarıldığınızda siz kendinizi güvende hissedip sarıldığınızda o yaralı çocuk yavaş yavaş iyileşecektir.
Emin olun komik gelebilir ama hayatın kendisi komik zaten... Öyle değil mi şöyle hayatınızın dışından bakın emin olun en iyi senaryolar içimizdeki yaralı çocuklar yüzüne çıkmaz mı?
Bakın filmlere konu olan geçmişten geleceğe tüm filmlerde MY NAME İS KHAN, MUCİZE, BLİND SİDE, UZUN HİKÂYE, gibi gibi inanın o kadar çok ki, saymakla bitmez…
İçimizdeki yaralı çocukların keşfinde değişikliğin kendisi olmamız ümidiyle ;)

2637 Kişi Okudu.

Onay Bekleyen Yorum Sayısı 0 / Onaylanan Yorum Sayısı 5
Max 50 karakter girilebilir
0/250
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan Zafer Gazetesi | Balıkesir hiçbir şekilde sorumlu değildir.
Powered by Taksim Bilişim