CELAL DOĞAN NEREYE KOŞUYOR?

CELAL DOĞAN NEREYE KOŞUYOR?

Sayın Celal Doğan, Suruç’taki patlamada kaybettiğimiz insanların cenaze işlemleri için apar topar Gaziantep’e gelmeniz gerçekten insani bir yaklaşımdı. Ama IŞİD’in şehit ettiği Gaziantep’in evladı Astsubay Yalçın Nane’nin cenaze töreninde neden yoktunuz?

28.07.2015 20:30:36

M. Hanifi KILIÇ

Kim ne derse desin Celal Doğan Türk siyasi hayatının son dönemlerine damgasını vurmuş önemli bir siyasi figürdür.
Önce bu tespiti yapalım ve Sezar’ın hakkını Sezar’a verelim.
12 Eylül öncesi Türkiye’nin en genç milletvekili olarak henüz 32 yaşında iken CHP’den meclise giren Celal Doğan 68 kuşağının en önemli temsilcilerinden.
Darbenin ardından Zincirbozan’da Süleyman Demirel ile kalan Doğan’ın bu birliktelikten etkilendiği anlatılsa da sol seçmenin gönlünde hep ayrı bir yeri oldu Celal Doğan’ın.
Darbe sonrası Gaziantep’te bir süre serbest avukatlık yaptıktan sonra peş peşe üç dönem SHP’den belediye başkanlığı yapan Doğan başarılı bir şekilde Gaziantepspor başkanlığı görevini de yürüttü.
Herkesin bildiği gibi Belediye başkanlığı döneminde yaptığı açılışların değişmez konukları arasında Süleyman Demirel, Tansu Çiller, Mesut Yılmaz ve Mehmet Ağar vardı. Hatta Gaziantep’e gelen Necmettin Erbakan’a da saygıda hiç kusur etmedi.
2004 seçimlerinde belediye başkanlığını AK Partili Asım Güzelbey kazanınca bir süre aktif siyasetten uzak kaldı. Hüsamettin Cindoruk liderliğindeki Demokrat Parti’ye katıldı. Sonra da 2005 yılında Leyla Zana ile ortak bir Kürt partisi kurmaları gündeme gelse de bu gerçekleşmedi. Ardından yine CHP içerisinde yer aldı.
CHP’de umduğunu bulamayan Celal Doğan’ın beklediği davet HDP’den geldi.
Yazar Yaşar Kemal’in cenaze töreninde HDP’lilerle bir araya geldiğini ve kendisine adaylık teklifinde bulunulduğu anlatılan Celal Doğan’ın bu teklifi ‘birinci sıra adaylığı olursa olur’ diye yanıtladığı ardından aday olarak beraberinde Mahmut Toğrul ile HDP Gaziantep Milletvekili olarak parlamentoda yer alması da yakın siyasi tarihte yaşandı.
“Tam bağımsız demokratik Türkiye” şiarıyla başlattığı mücadelesi darağacında sona eren Deniz Gezmiş’in yakın arkadaşı olarak nitelendirilen Celal Doğan’ın HDP adaylığı toplumun büyük kesiminde tepki çekince çok iyi hatırlıyorum Doğan, “Ben HDP'ye iki şey için geldim: Türkiye’de barışın ve Çözüm Süreci'nin devam etmesi için geldim. Ona katkıda bulunmak için geldim. 'HDP de şiddetle, silaha el vurduğu zaman o partide olmam” demişti.
7 Haziran seçimleri öncesinde “Türk ordusuna ve devletine silah sıkıldığı gün ben yokum” diyen ve IŞİD’in gerçekleştirdiği Suruç saldırısı sonrasında eli kanlı terör örgütü PKK'nın silaha başvurarak bir hafta içinde 10'dan fazla asker ve polisimizi şehit etmesi üzerine HDP'den istifa edip etmeyeceği merak konusu olan HDP Gaziantep Milletvekili Celal Doğan sonunda sessizliğini bozdu. "Şiddete her zaman karşıyız. Türkiye'de savaş değil barış istiyoruz" diyen Celal Doğan, "Bana o partiyle ilgili şiddete bulaştığına dair bir emare söyleyin. Söylediğim sözü yerine getiririm. Kimse bize söylemediklerimizi söyletemez" dedi.
Celal Doğan’ın Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yaptığı 15 yıl boyunca bende bir aktif gazeteci olarak kendisinin şehit cenazelerinde hamasi nutuklar attığına, şehit aileleri için belediye yemekhanesinde iftar yemekleri verdiğine hep şahit oldum.
Her 25 Aralık Antep’in Kurtuluş Günü töreninde Celal Doğan, milli birlik ve bütünlüğün önemine vurgu yapar, Atatürk ve silah arkadaşlarına övgüler yağdırırdı.
Çok merak ettim. O nedenle sormak istiyorum.
Sayın Celal Doğan, Suruç’taki patlamada kaybettiğimiz insanların cenaze işlemleri için apar topar Gaziantep’e gelmeniz gerçekten insani bir yaklaşımdı.  Ama IŞİD’in şehit ettiği Gaziantep’in evladı Astsubay Yalçın Nane’nin cenaze töreninde neden yoktunuz?
AK Parti, MHP, CHP milletvekillerini Astsubay Yalçın Nane’nin cenaze töreninde gördük ama bir siz eksiktiniz!
Suruç’taki insanlık dışı patlamanın hemen ardından harekete geçen gözü dönmüş caniler ordusu PKK, yatağında uyuyan polislerimizi, pusu kurduğu trafik polisini, bankamatikten para çeken uzman çavuşu, eşinin gözü önünde jandarma komutanını kahpece şehit etti.
Bir vandallar ordusu haline gelen PKK’lılar onlarca kanlı eyleme imza attılar. Ve bu eli kanlı örgüte “terörist” demeyen, diyemeyen bir partinin vekilisin sen Celal Doğan!..
Hani demiştin ya: "Türk ordusuna ve devletine silah sıkıldığı gün ben yokum” diye..
Evet, HDP’li vekiller ellerine silah alıp Türk ordusuna ve devletine silah sıkmıyor! Ancak, eli kanlı katiller sürüsüne sahip çıkmaktan da geri durmuyor…

Bak, Sayın Celal Doğan; aşağıda birkaç HDP’li vekilin sözleri var.
  • HDP Muş Milletvekili Burcu Çelik Özkan, köy korucularını sert bir dille eleştirerek,  “Bu memleketten defolup gideceksiniz. Bize uzattığınız o keleşi size çevirmesini biz çok iyi biliyoruz” dedi.
  • HDP’nin Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız’ın PKK’nın Suriye’den getirerek Türkiye’ye sokmak istediği silahları arabasıyla taşıdığı ve terör örgütünün Suruç yapılanmasına teslim etmek istediği ortaya çıktı.
  • HDP Eş Genel Başkanı Figen Yükekdağ, HDP olarak YPG'ye sırt dayadıklarını söyledi.
  • HDP Şanlıurfa milletvekili Leyla Güven Suruç'taki saldırı sonrası skandal açıklamalarda bulundu... Devleti suçlayan Güven, "Türkiye Cumhuriyeti devleti bunun hesabı verecektir" dedi...
  • Terör örgütü PKK’ya yönelik operasyonlara tepki gösteren HDP Hakkâri Milletvekili Abdullah Zeydan, “PKK’nın ve Kürt halkının gücünü test etmeye çalışanlara buradan bir çağrı yapmak istiyoruz; PKK’nin öyle bir gücü var ki sizi tükürüğüyle boğar” dedi.
Biliyorum.. Çok yoğunsun.. Milletvekili olarak çok önemli işlerin vardır.
Ama HDP Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne girdiğin gün ettiğin yemin-ant hatırına bana bu aynı sıralarda oturduğun vekillerin sözlerini bir açıkla…
“Bana o partiyle (yani HDP ile) ilgili şiddete bulaştığına dair bir emare söyleyin. Söylediğim sözü yerine getiririm. Kimse bize söylemediklerimizi söyletemez.” diyorsun..  Bu HDP’li vekillerin sözleri barış güvercinin ağzındaki zeytin dalı mı yoksa? “PKK’nin öyle bir gücü var ki sizi tükürüğüyle boğar” demek, “Bu memleketten defolup gideceksiniz. Bize uzattığınız o keleşi size çevirmesini biz çok iyi biliyoruz” demek sana göre ne kadar barışçıl?
Bir yerde okumuştum ve hafızamda aynen kalmış: “Gece uyurken, yastığa başını koyduğun zaman, nerelere savrulduğunu, kimlerin yanına, hangi saflara girdiğini hiç düşünüyor musun? Deniz Gezmişlerin, Yusuf Aslanların, Hüseyin İnanların,  Mahir Çayanların kemiklerinin sızladığını vicdanında duyabiliyor musun?"
Ve Şahinbeylerin, Şehitkamillerin, Karayılanların şehri senden sadece verdiğin sözü tutmanı istiyor.  Büyük adam olmak da bunu gerektirir..

3724 Kişi Okudu.

Onay Bekleyen Yorum Sayısı 0 / Onaylanan Yorum Sayısı 5
Max 50 karakter girilebilir
0/250
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan Zafer Gazetesi | Balıkesir hiçbir şekilde sorumlu değildir.
Powered by Taksim Bilişim